Terapi sıklığı, bireyin ihtiyaçlarına, terapötik hedeflere ve terapistin önerilerine bağlı olarak değişebilir. Genellikle terapötik sürecin başlangıcında, birey ve terapist, ne sıklıkta terapi yapılacağı konusunda bir karar alır. İşte terapi sıklığına etki eden bazı faktörler:
Bireyin İhtiyaçları: Bazı bireyler daha yoğun bir destek ve sıkı bir takip isteyebilirken, diğerleri daha düzenli ancak düşük frekansta terapi seanslarına ihtiyaç duyabilir. Terapist, bireyin ihtiyaçlarına uygun bir terapi sıklığı önerir.
Durumun Ciddiyeti: Zorlu veya acil durumlar, daha sık terapi seansları gerektirebilir. Örneğin, akut kriz durumlarında veya ciddi duygusal sıkıntılarla başa çıkıldığında, haftalık seanslar daha yaygın olabilir.
Terapötik Hedefler: Terapi sürecinde belirlenen hedeflere ulaşmak için belirli bir sıklıkta seanslar gerekebilir. Bu hedeflere bağlı olarak terapi sıklığı değişebilir.
Bireyin Günlük Yaşamı: Bireyin iş programı, okul veya diğer günlük taahhütleri, terapi sıklığını etkileyebilir. Bireyin günlük yaşamına uygun bir terapi programı belirlenmelidir.
Bütçe ve Ulaşılabilirlik: Terapi seanslarının maliyeti ve bireyin ulaşım durumu gibi faktörler, terapi sıklığını etkileyebilir. Bireyin bütçesine ve ulaşım olanaklarına uygun bir plan oluşturulmalıdır.
Genellikle terapötik sürecin başlarında haftalık seanslar önerilebilir, ancak ilerledikçe veya bireyin durumu iyileştikçe seanslar azaltılabilir. Aylık veya iki haftada bir seanslar, bireyin ilerlemesine ve terapiden elde ettiği faydalara bağlı olarak uygun olabilir.
Önemli olan, terapi sıklığının, bireyin ihtiyaçlarına ve terapötik hedeflere uygun bir şekilde belirlenmesidir. Birey ve terapist arasında iletişim ve işbirliği, terapinin etkili olmasında önemli bir faktördür. Bu nedenle, terapistin önerileri ve bireyin tercihleri birlikte değerlendirilmelidir.